Nasreddin Hoca ve Üç İmkansız Soru
Açgözlü bir vali, Akşehir köyüne zulmetmeye başlayınca, köylüler Nasreddin Hoca’dan yardım istedi. Vali, Hoca'ya üç zor soru sordu, ancak Hoca zekâsıyla onu alt etti ve köylüleri vergilerden kurtardı. Son olarak, valinin koyduğu testi sınavını da ustaca çözerek altınları köye götürdü. Köylüler zaferi kutlarken, Hoca onlara aklın altından daha değerli olduğunu hatırlattı. Vali bir daha köylülere zulmetmeye cesaret edemedi, çünkü Hoca’nın bilgeliği her zaman yankılanıyordu.

Nasreddin Hoca ve Üç İmkansız Soru
Bir zamanlar, Akşehir’in şen kahkahalı gölleriyle ünlü köyünde, bilgeliğiyle herkesi kendine hayran bırakan Nasreddin Hoca yaşardı. Günlerden bir gün, köye yeni atanan açgözlü bir vali, halka zulmetmeye başladı. Hoca’nın ise bu valiye karşı hazırladığı bir plan vardı…
1. Bölüm: Köye Gelen Haber
Güneş, Akşehir’in üzerine altın bir battaniye örttüğü bir öğle vakti, köy meydanında bir çığlık yankılandı: “Vali Bey, bu yılki vergileri üç katına çıkardı! Tarlalarımızı bile elimizden alacak!”
Köylüler, Nasreddin Hoca’nın kapısına koştu. Hoca, eşeğini tımar ederken onları dinledi: “Bu vali, altınlarıyla gözü dönmüş,” dedi köyün en yaşlısı Kara Ali. “Bize yardım et Hoca! Yoksa aç kalacağız.”
Hoca, sakalını sıvazlayıp gülümsedi: “Sabredin dostlarım. Vali’yle konuşmam gerekecek. Ama önce, bana bir kâse bal, bir avuç saman ve üç tane boş testi getirin!”
Köylüler şaşkınlıkla bakıştı ama Hoca’nın dediğini yaptı.
2. Bölüm: Vali’nin Üç Sorusu
Ertesi gün, Nasreddin Hoca, eşeğinin sırtında valinin konağına vardı. Kapıdaki nöbetçiler onu görünce güldü: “Sen misin o meşhur Hoca? Vali Bey senin gibi sakallı bir çiftçiyle konuşmaz!”
Hoca, cebinden çıkardığı ballı ekmeği ısırıp mırıldandı: “Söyleyin Vali’ye, ‘Gökyüzünün ağırlığını bilen biri geldi’ diye!”
Vali, bu sözleri duyunca meraklandı ve Hoca’yı kabul etti. Devasa salonun ortasında, altın koltukta oturan Vali, Hoca’ya tepeden baktı: “Söylenenlere göre sen çok zekisin. Öyleyse üç soruma cevap ver. Başaramazsan, köylülerin vergilerini on katına çıkarırım!”
Hoca, sakallarını düzelterek, “Sor bakalım,” dedi.
Birinci Soru: “Gökyüzünün ağırlığı kaç kilodur?”
İkinci Soru: “Dünyanın ortası neresidir?”
Üçüncü Soru: “Şu anda aklımdan kaç altın geçiyor?”
Vali, kıkırdayarak ekledi: “Cevabını bilmediğinde, köyündeki herkes bana köle olacak!”
3. Bölüm: Hoca’nın Zekası
Nasreddin Hoca, Vali’nin sorularını duyunca hiç paniklemedi. Eşeğinin heybesinden çıkardığı samanları yere serdi ve üzerine oturdu. “Önce birinci soruyu cevaplayayım,” dedi.
“Gökyüzünün ağırlığı tam olarak 3 bin 742 kilodur,” diye açıkladı Hoca. Vali’nin kaşları kalktı: “Nasıl yani? Bunu nereden biliyorsun?”
Hoca, cebinden bir parça balmumu çıkarıp Vali’ye uzattı: “Eğer inanmıyorsan, git ölç! Ama unutma ki gökyüzüne dokunursan, üzerine çöker. O zaman ağırlığını sen hesaplarsın!”
Vali, kızarıp öfkelendi ama itiraz edemedi. “Peki ikinci soru!” diye bağırdı.
Hoca, eşeğinin yanına gidip kuyruğunu tuttu. Sonra, eşeğin sağ arka ayağının yanına bir çizgi çekti: “Dünyanın tam ortası burası! İstersen kazıp kontrol edebilirsin. Ama eşeğimin ayağını kırmazsan!”
Vali, ayağa fırladı: “Bu nasıl cevap? Deli misin sen?!”
Hoca, sakince gülümsedi: “Eğer burası dünyanın ortası değilse, sen bana doğrusunu göster!”
Vali, dilini yuttu. Çünkü dünyanın yuvarlak olduğunu bile bilmiyordu!
4. Bölüm: Altınların Sırrı
Son soruya geldiklerinde, Vali’nin yüzünde şeytani bir gülümseme belirdi: “Peki ya üçüncü soru? Şu anda aklımdan kaç altın geçiyor?”
Nasreddin Hoca, Vali’nin gözlerinin içine baktı. Sonra, heybesindeki üç boş testiyi yere dizdi. “Aklından tam olarak 1.567 altın geçiyor,” dedi.
Vali, kahkahalarla güldü: “Yalan söylüyorsun! Ben bile saymadım!”
Hoca, testilerden birini Vali’nin masasına koydu: “Öyleyse, aklından geçen altınları bu testiye doldur. Eğer sayı tutmazsa, köy senin olsun!”
Vali, hırsından titreyerek altın dolu keseleri getirtti. Altınları testiye dökmeye başladı… 100… 300… 500… Testi doldu taştı, ama Hoca “Devam et!” diyordu.
1.567. altın testiye konduğunda, Vali’nin yüzü bembeyaz oldu. Çünkü gerçekten tam o sayıda altını vardı!
“Bu imkansız! Nasıl bildin?!” diye haykırdı Vali.
Hoca, testilerden birini omzuna atıp, “Çünkü senin gibi açgözlülerin aklı hep aynıdır,” dedi. “Hep daha fazlasını isterler, ama asla saymayı bilmezler!”
5. Bölüm: Vali’nin Yenilgisi
Vali, Nasreddin Hoca’nın karşısında küçük düşmüştü. Ama hala inat ediyordu: “Bu bir şanstı! Sana son bir şans veriyorum. Eğer şu üç testiyi altınla doldurup, hiç taşırmadan köye götürebilirsen, vergileri sıfırlayacağım!”
Hoca, Vali’nin gözlerindeki kurnazlığı fark etti. Testilerin ağzına kadar dolu olmasına rağmen, “Peki,” dedi. “Ama bir şartım var: Altınları kendim seçeceğim!”
Vali kabul etti. Hoca, en hafif ve küçük altın paraları seçip testilere doldurdu. Sonra, testilerin ağzını balmumuyla kapattı. Vali, “Taşırmadan götüremezsin!” diye sırıttı.
Hoca, testileri eşeğinin sırtına yükledi. Tam köyün yolunu tutacakken, Vali’nin bahçesindeki kuyudan bir kova su çekip testilerin üzerine döktü! Balmumu eridi, altınlar testilerin içine iyice yerleşti. Hiçbiri taşmadı!
Vali, “Hile yaptın!” diye bağırdı.
Hoca, eşeğine binerken, “Sen bana ‘taşırmadan götür’ dedin, ‘balmumunu eritme’ demedin!” diye cevap verdi.
6. Bölüm: Köyün Zaferi
Nasreddin Hoca, üç testi altınla köye döndüğünde, herkes sevinçten havaya zıpladı. Vali, sözünü tutmak zorunda kalmıştı: Vergiler kaldırıldı, köylülerin tarlaları geri verildi.
Hoca, getirdiği altınları köyün ortasına yığdı: “Bunları ihtiyacı olanlara dağıtın. Ama unutmayın, altınlar bolluğu değil, akıl mutluluğu getirir!”
O günden sonra, Vali bir daha köylülere zulmetmeye cesaret edemedi. Çünkü Nasreddin Hoca’nın ona söylediği son sözü asla unutmadı:
“Açgözlülüğünle dağları delemezsin; çünkü dağlar, sabırla bekleyenlerindir!”
Son Söz
Nasreddin Hoca, ömrünün sonuna kadar Akşehir’de yaşadı. Onun zekâsını duyan herkes, köye akın etti. Ve hala, geceleri çocuklar yastığa başlarını koyduğunda, birilerinin Hoca’nın eşeğinin çanını şıngırdattığını duyduğunu söyler…
Çünkü bilgeliğin sesi asla susmaz!
Evet çocuklar, masalımız burada bitiyor. Siz de Nasreddin Hoca Masalları kategorisinde bir masal yazıp bize gönderebilirsiniz. Göndereceğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uykuya dalacak.
